Gönderen Konu: Adý Mus-ab dýr…  (Okunma sayısı 557 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

MaHru

  • Ziyaretçi
Adý Mus-ab dýr…
« : 27 Kasım 2009, 13:09:52 »
MUS-AB

Adý Mus-ab dýr…

Kardeþlerinin diliyle Hayýrlý Mus-ab

Mus-ab ýn ailesi Kureyþin soylularýndandýr. Savaþlarda bayraðý taþýma þerefine sahip Abduddaroðullarýndan…

Mus-ab zengin, soylu ve parasýyla, asaletiyle þýmarmýþ bi ailede, alabildiðine kibirli  bir annenin gözbebeði bir oðul olarak yetiþtirilir. Bütün servet onun rahatý,zevki için seferberdir. En güzel, en pahalý kokular onun içindir …

Hadramut tan özel getirilen sivri uçlu terlikler Mekkede sadece ona aittir.

Elbiseleri Bizanstandýr. Bu lüks ve debdebe içinde delikanlýlýðýn þafaðýný süren 16-17 yaþlarýnda Mus-ab, manzarayý mükemmelleþtirmek istercesine çok da yakýþýklýdýr.

Genç kýzlarýn gözdesidir. Mekkenin delikanlýlarý içinde onlarýn rüyalarýný en çok süsleyendir… Yürüdüðü yollara, güzel kokulu mendiller, mektuplar býrakýlýr…. O geçerken panjurlar onun için açýlýr..

   Güler yüzlü, zeki, sakin ve nazik Mus-ab bütün bunlara raðmen içi rahat deðildir. Maddenin cenderesinde sýkýlan ruh, boðulacak hale gelmiþtir. Dünya boþ, hayat anlamsýz, her þey zevk için denmektedir…. Ama Mus-ab yine de tatminsizdir.

   Sonra bir gün yolu Erkam ýn ra evine düþer… Bahtý da bir kutlu güneþe… Bütün sýkýntýlarýnýn akýp, gittiðini , ruhunun arýnýp temizlendiðini hisseder…

O da Hz Muhammed sav isimli güneþin pervaneleri arasýna katýlýr. Artýk hemen her gün gizlice Erkamýn evine gitmekte, Alemlere rahmet olarak gönderilenin önünde boyun kýrýp diz çökmektedir.

   Ve bir gün merak etkisiyle  o eve gelip de nasiplenemeyen Mekkelilerden biri , yakýn aile dostlarý Talha oðlu Osman tarafýndan görülür… Annesine ihbar edilir.. Evde kýzýlca kýyamet kopar.. Anne Malik kýzý Hunnas ki, soyuyla, parasýyla kibriyle aklý baþýndan uçmuþlardan birisidir… Küplere biner.

   Atalarýnýn Nasýl olur, der böyle þerefli bir ailenin oðlu, ferdi o kölelerin, zavallýlarýn, arasýna karýþsýn… Onlara kardeþim desin… ilahlarýný býrakýp Muhemmedin yeni icat dinine girsin.

   Þimdi Musabý n sýnav vaktidir. O andan itibaren Uhud topraðýna al kanlar içinde kalýp vücudu parça parça oluncaya kadar devam edecek sýnav vakti…

   Ýpekli elbiselerinden soyundurulur ailesinin, annesisin gözbebeði olmaktan azledilir. Önce nasihat, kar etmez.. Sonra tehdit, yarar saðlamaz. Ve iþkence kýrbaç hapiste karar kýlýnýr. Direnci kýrýlmaz.. En sonunda bodrumda bir direðe baðlanarak hapsedilir. Birkaç hafta öncesine kadar efendisi olduðu köþk artýk onun için bir iþkence merkezine dönüþmüþtür. Haftalar, aylar böyle geçer… Mekkede gördükleri zulme dayanamayan bazý Müslümanlarýn Habeþistana göç ediþlerine kadar… Göç haberini alan Musab da uðraþýr gizlice iplerden ve iþkencelerden kurtulur. Habeþ diyarýna gider..
   Bir süre sonra Mekkede hava yumuþamýþ eski zulüm  devam etmiyormuþ haberiyle geri dönenlerin arasýna karýþýr. Geldiklerinde görürler ki haber doðru deðildir. Ama gelinmiþtir bir kere… Anne Hunnas la karþýlaþýrlar. Annede elleriyle oyduklarý tahta parçalarýný tanrý zannetmenin inatçý kini, oðulda Hakka taraf olmanýn sonsuz direnci… Birbirlerine kýzgýnlýkla, ama ayný zamanda yok edilemez anne-evlad duygularý içinde, garip karmaþýk biçimde bakarlar… Hunnas ýn bir an için analýðý aðýr basar.
   Mus-abým Gel etme. Bu sapýklýðý býrak aramýza dön diye yalvarýr. Mus-ab Anasýný o halde görünce dayanamaz. Annem Söyle Kurtul.. ALLAH Bir… Muhammed O nun elçisi.. Yoksa yolun sonu cehennem der.

   Hunnas ýn kini, kibri aðýr basar… Yeniden Mus-ab yakalatýp, baðlatmaya kalkýþýr. Ama Mus-ab  artýk Polatlaþmýþtýr. Çelik gibi bir duruþ, buz gibi bir sesle konuþur…

   ALLAH a yemin olsun ki bana elini sürecek herkesin gövdesini kellesinden koparýrým.
   Eski küçük beylerin inin kararlýlýðýný iyi bilen köþkün uþaklarý olduklarý yerde kalakalýrlar. Anne Hunnas da kendi Can Parça sýnýn huyunu, kiþiliðini iyi bilmektedir.

   Mus-ab ýn gözlerine bakýnca içi korkuyla ürperir. Uþaklarýna el eder. Býrakýn der Ne hali varsa görsün. Artýk bizim ailemizden deðildir. Reddedildi .. Mirasýmýzdan çýkarýldý.

   Her þeyi maddede arayanlarýn bütün yapabildikleri de bu kadardýr… Hep servetlerinden mahrum býrakarak dize getirmeye çalýþýrlar. Sýrtýný sonsuz Kudrete  dayamýþ olanlarý…

   Habeþ dönüþü Mus-abý  Erkamýn evinde yeniden karþýlayan Kainatýn ýþýðý bu kez gözyaþlarýna hakim olamaz. Eliyle Mus-abý yanýndakilere gösterirken;
   Musabý görüyor musunuz der Bir zamanlar Mekkede ondan þýk, ondan pahalý giyinen ondan daha lüks bir hayat süren bir genç yoktu. Bir de bu haline bakýn.

   Peygamber parmaðýnýn gösterdiði Musab, boynundan geçirilmiþ, paranýn satýn alabileceði en basit, en ucuz kýldan dokunmuþ bir aba içersinde, açlýktan avurtlarý çökük , bir deri bir kemik  maddi görüntüsüyle adeta insan enkazý gibidir. Bir zamanlar Hadramut iþi özel imalat terliklerle korunan narin ayaklarý yýllardýr, yalýn ayak yürümenin sonucu yara bere içinde ve nasir baðlamýþtýr.

   Bir süre de böyle geçer… Sonra Medine den gelen 12 kiþi bir hacc mevsiminde, Güneþlere Taç Giydirenin elini sýkar, baðlýlýk sözü verir, iman ederler…Geriye dönerlerken Musab da onlarla beraberdir. Medinelilere islamý anlatacaktýr. Önceleri soðuk karþýlanýr. Sýyrýlmýþ kýlýçlar , elde mýzraklarla üzerine yürürler.

   Defol derler içimize ikilik sokma. Ne seni isteriz nede dinini. Musab ne korkar nede usanýr. Sabýrla, sevecenlikle anlatmaya devam eder. Medine de bir güneþ olur buz daðlarýný bir bir eritir. Hz Muhammed sav okyanusuna katar… Hudayr oðlu Üseyd, derken Muaz oðlu Sad, Medine teker teker çözülme yoluna girmiþtir.

   Bir dahaki Hacc seferinde Musabýn kazandýrdýklarýndan sadece yanýnda getirdikleri  72 kiþidir.

   Kainatýn Gülünün yüzünde güller açar. Hicret emri gelir. Bir yýl sonra Bedire çýkýlýr.Ýslam ordusunun sancaktarý Musab dýr. Birinci savaþ, Büyük Bedir. Ýslamýn birinci zaferidir. Mekkeli esirlerin elleri baðlanýp sýraya sokulurken MUSAB ESÝR DÜÞMÜÞ KENDÝ KARDEÞÝNÝ GÖTÜREN MEDÝNELÝ DÝN KARDEÞÝNE SESLENÝR.

   ONUN ELLERÝNÝ ÝYÝ BAÐLA. GÖZÜNÜ DE ÜSTÜNDEN AYIRMA. ANNESÝ MEKKENÝN EN ZENGÝNLERÝNDENDÝR. ÝYÝ BÝR KURTULUÞ ÖDEMESÝ YAPAR. DER. KARDEÞÝ ÞAÞKINLAÞIR.
   MUSAB DER SEN BENÝM AÐABEYÝMSÝN DEÐÝLMÝSÝN ?

   Birkaç saat öncesine kadar aðabeyini sadece ALLAH BÝR dediði için öldürmeye çalýþtýðýný unutmuþ gibidir. Musab baþýný ancak ÝSLAM IN kazandýrýlabileceði o sýnýrsýz onurla dikerek konuþur:

   O BENÝM ÝÇÝN SENDEN ÇOK DAHA DEÐERLÝDÝR, DÝN KARDEÞÝMDÝR.BUNU BÖYLE BÝLESÝN.

   Bedirden bir sene sonra da Uhud a sýra gelir… Musabýn sýnavýnýn en aðýr ve en son perdesine þahid olacak çetin günün sahibi UHUD a .

   Musab UHUD da da sancaktardýr… Savaþýn talihinin müminlerin aleyhine döndüðü saatlerde ALLAH ýn elçisini koruyan bir avuç kahramandan biridir MUSAB…

Ona giden bir patikanýn baþýný tutmuþ sað elinde kýlýç sol elinde sancak.. Sadece vücudunun alt kýsmýný örten bir elbise ve belden yukarýsý çýplak.. Kendi koruduðu istikametten hiç kimsenin ALLAH Resülüne yaklaþmasýna izin vermez. Derken Mekke ordusunun insan azmaný, Kamia oðlu Musabý n karþýsýna dikilir. Kamia oðlu, eþine az rastlanýr irilikte bir savaþcýdýr. Ýyi savaþçýdýr. Gücü 3-4 kiþiye denktir. Ýslama, Hz Muhammed e sav ve onlarý hatýrlatan her þeye karþý içi hýnçla doludur. Ayrýca o gün Muhammedi öldüren cengaver olarak Arap yarýmadasýnda ölmez bir nam býrakmaya kendini kilitlemiþ bir Delidir. Uzun ve Musab için yorucu bir kýlýç düellosundan sonra atýnýn üzerinde, gömgök zýrhlar içindeki Kamio oðlu usta savaþçýlýk tecrübesinin de birikimiyle, rakibinin yeteri kadar yorulduðuna ve artýk kesin hamleyi yapma zamanýnýn geldiðine karar vererek hýnçla kýlýcýný indirir… Musabý n kýlýç tutan sað kolu yarýsýndan kopar, kýlýçla beraber Uhudun çölüne düþer.. O an bu yarým kol Musab dan topraða düþen ilk parçadýr ama son da olmayacaktýr…

   Düþmanýný savunmasýz býrakmanýn zevkini sarhoþluk boyutunda yudumlayan insan azmaný yavaþça, hesaplý bir biçimde kýlýcý tekrar havaya kaldýrýr. Kýlýç havadayken Musab la bir an göz göze gelirler. Kýpkýrmýzý gözleri kin ve þöhret tutkusuyla dönmüþ Kamia oðlu, tüm gücüyle Musabý n sancaðý tutan sol koluna hamle yaparken avýnýn üstüne çöken aç bir sýrtlan gibi olur…. En büyük putuna selamlarýný þükranlarýný yollar.

Yaþasýn Hübel!!

   Sol Kol omuzdan kopmuþtur. Sancaðýn yere doðru düþtüðünü gören Musab atýlýr, yarý yolda yakalar sancaðý, kesik sað kolunun kalanýyla yakalar, göðsüne bastýrýr. Hal diliyle anlattýðý çok açýktýr. Gerekirse bir deðil BÝN MUSAB BU UÐURDA DOÐRANACAK FAKAT ALLAH ELÇÝSÝNÝN ELÝYLE BAÐLANMIÞ SANCAK TOPRAÐA BULANMAYACAKTIR. Kolsuz Musab çaresiz ve yorðun….

   Al ! Son olarak bu kaldý dercesine, sancaðý pazusuyla göðsüne bastýrmaya çalýþýrken boynunu eðer, baþýný ileri uzatýr.

   Ve ayný anda öteden atýlan bir putperest mýzraðý, göðüs kafesini parçalayýp sýrtýndan çýkarken, insan azmaný Kamia oðlu da iþini bitirir. Musabýn baþýný gövdesinden ayýrýr.

   Ve Musab, iki kol, bir baþ, bir gövde…. Dört parça halinde… Adeta bir Musab iken çoðalmýþ, Musablar olmuþ þekilde… Uhud topraðýna daðýlýr…
   Sonra savaþ devam eder… Sancak ALLAHýn aslaný tarafýndan alýnýr…. Ýnsan azmaný Kamia oðlu etkisiz hale getirilir.. ALLAHýn Elçisi yaralanýr ama korunur. Ýslam ordusu sarsýlýr ama toparlanýr… Uhud günü son bulur. Taraflar ayrýlmaya baþlayýnca, ALLAH Elçisi sav Musabýn bulunduðu istikamet doðru seslenir.

   Musab !
Aynen Musabý n boyunda teninde görünümünde, aynen Musabý n sesiyle fakat Musab olmayan bir Musab  soylu dönerek saygýyla cevap verir.

   Ey ALLAHýn Elçisi ! Ben Musab deðilim. ALLAHýn Elçisi o zaman anlar ki, Musabý n iki kol bir baþ ve bir gövde halinde Uhud topraðýna daðýldýðý sýralarda, Alemlerin Rabbi, Müminlerin Biricik Gerçek sahibi ve koruyucusu tarafýndan bir MELEK MUSAB IN düþtüðü yerde Musab lýk yapmak, o patikayý tutmak üzere, Musab Kýlýðýnda, UHUD a indirilmiþtir. ALLAH Elçisene cevap veren Musab soylu melek sonra ortadan kaybolur. Kim bilir belki bu gün bile o melek gökler ötesi alemde, Uhud gününde yeryüzünde Musab a vekil olmanýn þerefiyle övünmektedir. Belki þu dakikada asil ve vekil iki Musab bir sohbet demindedir…

   Musabýn parçalarý yanýný gelen Hz.Muhammed sav gözleri nemli yanýndakilere sorar:


   Dikkat ettiniz mi? Musab kesik baþýný adeta topraða gömmek istercesine yere yapýþtýrmýþ…. Sebebini bilir misiniz ?

Cevap:
   ALLAH ve Elçisi en doðrusunu bilir.
   Ýki sebepten… Birincisi: Sanki demiþ iki kolum tutar, kýlýç savururken ALLAHýn Elçisini her çeþit tehlikeden korudum. Ama þimdi kolum budandý, kýlýcým alýnda, Ona bir þey yaparlarsa neyle imdadýna koþayým. Ben aþýldýktan sonra insan azmanýnýn kýlýcý O ALLAH Resülünün üzerine düþerse, kalbim dayanamaz ki nasýl bakayým, iþte bunun için Musabýn yüzü yere yapýþýk.

Ve ikincisi Þehadet ile ruhu pervaz vurup Alemlerin Rabbine yükseldiðinde, ALLAH cc ona Ey Musab Benim Elçimi Uhudta kime emanet edip  de geldin ? derse verecek cevabý yok.. Çünkü bana gelen yolda son nöbetçiydi, bir de iþte bu yüzden ve böyle bir hesap karþýsýnda ALLAH cc önünde mahcubiyetten yüzünü kaçýrýr gibi topraða gömmüþtür.

Sonra emir verir þehidler olduklarý halleriyle kefenlenip gömülür. Ama Musabýn sýnavý, sýkýntýsý ve bize öðreteceði hala bitmemiþtir. Arkadaþlarý Musabý gömmeye çalýþýrlarken karþýlaþtýklarý bir engelin zorlamasýyla ALLAH Elçisinin yanýna varýp sorarlar.

Ey ALLAHýn Elçisi! Musabý kefenleyecek üzerindeki yarým elbisesinden baþka bir þey yok. Baþýný örtünce ayaklarý, ayaklarýný örtünce baþý, göðsü açýkta kalýyor, ne yapalým?
   
Ve Uhud da o gün Musab olmak böyle bir þeydir. Gençliðin þafaðýnda lüks, rahat, zevk ihtiþam… Bir tekmede ALLAH ve Elçisi için terk edilir. Sonra yýllarca göðüs gerilir…

 Sonra anadan, aileden olunur. Sonra elde kýlýç dövüþülür. Sonra ALLAH ve Elçisi uðrunda dört parça halinde Uhud topraðýna düþülür. Ve en  sonunda da bu dünyadan ayrýlýrken, bu dünyanýn eksiksiz bir kefenine bile çok gözüyle bakýlýr…

 Dindar olduðu ALLAH ý cc ve Elçisini sav caný dahil her þeyden daha çok sevdiði iddiasýna raðmen parayý ve dünyayý aþamamýþ zavallýlar baþta olmak üzere, maddenin saltanatý karþýsýnda baþ eðip bel kýrmýþ bütün dünya kullarýna karþý, o madde saltanatýnýn ta temeline tekmeyi savurup, tükürerek son bir ders daha verir.

 ALLAHýn Elçisi sav:
Elbisesiyle baþýndan itibaren kefenleyin. Açýkta kalan ayaklarýný otla kapatýn emrini verir.Ve Musab dünyadan çeker gider.

Ya rabbi Ýsminin Alem göklerinde bir bayrak gibi dalgalanabilmesi, dininin dünyadaki gücünü izzetini yeniden kazanabilmesi için, Bizlere yardýmýný esirgeme Ya rabbi þüphesiz biz Sana Ýman ettik bizleri itaat üzere olan kullarýndan eyle yarabbi.AMIN AMÝN AMÝN